KIŞ LASTİĞİ NEDİR, ÖZELLİKLER VE FARKLARI NELERDİR, KULLANIMINDA NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Kış aylarında, havalar soğumaya başlayınca (+7 C derece ve altı), sürekli değişen hava ve yol koşullarında emniyetli bir sürüş ve can güvenliği için kış lastiği kullanılması tavsiye edilmektedir. Bununla beraber, kış lastiği kullanımı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın hazırladığı ve 8 Kasım 2012 tarih ve 28461 sayı ile Resmi Gazete’de yayınlanan, “Araçların Yüklenmesine İlişkin Ölçü ve Usuller ile Tartı ve Boyut, Ölçüm Toleransları Hakkındaki Yönetmelik” ile kış lastiği kullanımı, “Yolcu ve eşya taşımalarında kullanılan araçların her yılın 1 Aralık ile 1 Nisan tarihleri arasında kış lastiği kullanmaları zorunludur. Hava şartlarının gerektirmesi halinde söz konusu tarih aralığındaki süre Bakanlıkça 1 ay artırılabilir” ifadesiyle ilgili araç grubu için zorunlu hale gelmiştir.

Yürürlüğe giren Yönetmelik ve buna bağlı Genelgeler, kış aylarındaki emniyetli sürüş adına çok önemli bir katkıdır ve kış lastiği kullanımının yaygınlaştırılması ve trafik kazalarının azalması adına çok önemli bir adımdır. Bununla beraber, lastik sektörünün, kış lastiği kullanımının bir zorunluluk olarak görülmesinden öte, emniyetli sürüş sorumluluğuyla kullanılması konusunda sürücülerin farkındalığının artırılmasıyla ilgili sorumluluğu bulunmaktadır.

Kış lastiğinin başlıca özellikleri ve araç sahiplerine sağladığı avantajlar :

1) Kış lastiklerinin yaz lastiklere göre genellikle daha fazla diş derinliği vardır.
2) Kış lastiklerinde desen doluluk oranı, standart lastiklere göre daha azdır. Böylece yol yüzeyindeki kar, buz, su, çamur gibi maddelerin oluklardan dışarı atılması daha kolay olur.
3) Kış lastiklerinin sırt deseninde kılcal damarlı ve omuz bloklarının dişli bir yapısı vardır. Bu yapı, karlı, erimiş karlı ve çamurlu yüzeylerde ilave çekiş sağlar.
4) Kış lastikleri özel karışımı sayesinde kış şartlarında sertleşmeyerek, tutunma özelliklerini korur.
5) İçeriğindeki yüksek silika oranıyla, tutunma özelliklerini korur ve ıslak zeminde sürüş emniyetini artırır.

Ticari araçlarda kullanılan kış lastikleri ise yapısal özellikleri ve sağladıkları avantajlarla otomobil lastikleri ile benzerlik göstermektedir. Yalnızca ticari araçlar yük taşıma kapasitesine sahip oldukları için binek araçlarda kullanılan kış lastikleri kadar agresif desenli ve aşırı dişli olmazlar.

Kış lastiklerine alternatif olarak gösterilen zincir kullanımı ise araçların lastik ve mekanik aksamına zarar verdiği için sadece zorunlu durumlarda ve mümkün olan en kısa sürede kullanım için tavsiye edilmektedir.

+7 derece hava sıcaklığından daha soğuk havalarda ve 1 Aralık-1 Nisan tarihleri arasında karlı zeminlerde kış lastikleri kullanımı ile elde edilen fren mesafesi; gerek yaz lastiklerinden ve gerekse zincir takılmış yaz ya da kış lastiklerinden elde edilen fren mesafesine göre daha kısadır.

Araçta sadece 2 lastiğin kış lastiği olması, ani frenleme, viraj alma gibi manevralar sırasında aracın kontrolünü zorlaştırır. Bu nedenle kış lastiklerinin 4’lü set olarak kullanılması gerekir.

Kış lastiklerini yaz lastiklerinden ayırt edebilmek de kolaylıkla mümkündür. Yapısal farklılıklarına ek olarak, kış lastiklerinin yanaklarında kış kullanımını ifade eden markalama bulunur. Kamyon, çekici, tanker, otobüs, minibüs, otomobil ve kamyonet türü araçların lastiklerinin yanaklarında (M+S) işareti veya (M+S) işareti ile birlikte kar tanesi (snowflake)  işareti veya sadece kar tanesi (snowflake) işareti varsa bu “Kış Lastiği”  (*) olarak kabul edilmektedir.

Bir diğer önemli konu ise, lastiklerin kullanılmadıkları dönemlerde de uygun koşullarda saklanmasıdır. Kullanılmayan lastikler, tekrar araç altına takıldıklarında performans kayıpları yaşanmaması adına, en ideal şartlarda (kuru, serin, güneş ışığı almayan asit ve yağ benzeri kimyasallardan uzak) muhafaza edilmelidir. İdeal saklama koşulları aşağıdaki gibidir :

1) Güneş ışınlarıyla yüksek mor ötesi ışın içeren güçlü yapay ışınların ürün üzerine gelmesi önlenmelidir.
2) Depo zemini; betondan düzgün yapılmış olup, temiz olarak muhafaza edilmelidir.
3) Depo ortamı mümkün olduğunca serin, kuru ve havalandırılmış olmalıdır.
4) Ürünlerin tesisat boruları ve radyatörlerle doğrudan teması önlenmelidir.
5) Tavan/çatı, pencereler, giriş ve benzeri yerlerden su sızıntısı olmamalıdır.
6) Ürünleri kirletecek ve/veya zarar verecek maddeler depoda bulunmamalıdır.
7) Yangın ve diğer tehlikelere karşı gerekli tedbirler alınmış olmalıdır.
8) Sıcaklık 50 derecenin üzerinde olmamalıdır.

(*) : 10/11/2014 tarih ve(2014/KDGM- 09 /DENETİM) sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı - Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü’ne ait Genelge